Veganlık ve Vejetaryenlik

Günümüzde herkes tarafından duyulan vegan ve vejetaryen sözcüklerini araştırdığımızda çok eski bir mazilerinin olmadığını görüyoruz.Türk dil kurumunda sözlüğünde vegan kelimesini

arattığımızda bir karşılığı bulunmuyor, ancak kelime olarak. Veganlık, en basit tanımıyla,hayvan kullanımını ve hayvansal herhangi bir ürünü tüketmeyi reddetmektir.

 

Birçok kaynakta Vegan kelimesinin, ilk olarak 1944 yılında The Vegan Society(Vegan Derneği)'nin kurucularından da olan Donald Watson tarafından ortaya atıldığı ifade edilmektedir. Donald Watson veganlığı şu şekilde tanımlıyordu: “Veganlık hayvanlar alemine dair sömürü ve zulmün tüm biçimlerini dışlamanın ve yaşamı gözetmenin yoludur.

Et, balık, kümes hayvanı, yumurta, bal, hayvansal süt ve türevlerini dışlayıp bitkiler aleminin ürünleriyle yaşamayı ve tamamen ya da kısmen hayvanlardan üretilen tüm ticari malların alternatiflerini kullanmak şeklinde pratiğe dökülür." Veganlık kelimesinin ilk olarak Türkçe’ye ingilizce’den girdiği ve 1990 yılında bir gazetenin haberiyle hayatımıza girdiğini söyleyebiliriz.Veganlık kelimesinin günümüzde geçerliliğini koruyan tanımı yine Vegan Society (vegan derneği) tarafından 1979 yılında şu şekilde yapılmıştır.

“[Veganlık] hayvanların gıda, giyim ya da başka amaçlarla maruz kaldıkları sömürü ve zulmün her türlüsünden -uygulanabilir olan en mümkün mertebede- kaçınan ve buna ek olarak insanların, hayvanların ve çevrenin yararına, hayvan kullanımı içermeyen alternatiflerin geliştirilmesini ve kullanımını destekleyen felsefe ve yaşam biçimidir.

Beslenme söz konusu olduğunda, hayvanlardan tamamen veya kısmi olarak elde edilen ürünlerin reddedilmesini ifade eder.”Veganlar hayvansal gıda ve içecek tüketmedikleri gibi hayvandan elde edilen veya hayvanın bir parçası olan kürk, deri, yün, kemik ipek gibi yiyecek dışı maddelerin de kullanımına karşıdır.

Bunların yanı sıra hayvansal herhangi bir ürünün içinde yer aldığı temizlik, kozmetik, gıda takviyesi ürünlerin tüketimi ve hayvanların kullanıldığı gösteri, yarış, spor aktiviteleri ve hayvanat bahçelerine mesafeli oldukları bilinmektedir. Yine veganlık için değişmez koşullardan biri de üretilen ürünlerin laboratuvar ortamında hayvanlar üzerinde test edilmemesidir.Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi veganlığın temel felsefesinin hayvanların hiçbir şekilde insanlar tarafından sömürülmemesi anlayışının hakim olduğu görülmektedir.

Vegan ile Vejetaryenlik arasında önemli farklılıklar mevcuttur. İlk kez 1842'de kullanılmaya başlanan vejetaryen sözcüğü, Latincede "sağlam, canlı, yaşam dolu" anlamına gelen vegetus sözcüğünden gelir. Türk Dil kurumunda vejetaryenlik kelimesini arattığımızda karşılık olarak etyemezlik kelimesinin çıktığını görürüz.Vejetaryenlik daha çok beslenme biçimi olarak karşımıza çıkar ancak veganlık bir yaşam biçimidir. Vejateryenlik de kendi aralarında farklı alt dallara ayrılmaktadır. Bunlar;Lacto vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünleri ile birlikte yumurta tüketmeyi de reddeder.

Süt ve süt ürünlerini tüketiminde esnektir.Ovo Vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini tüketmeyi de redderler. Yumurta tüketiminde esnektir.Ovo-lacto vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünlerini tüketmeyi reddederler. Yumurta, süt ve süt ürünlerini tüketiminde esnektir.Pesketaryenlik (Su vejetaryenlik): Et ürünü olarak sadece balık tüketimini içerirİnanç biçiminin yadsınamaz etkisiyle beraber dünya en fazla Vejetaryenin Hindistan’da olduğu bilinmektedir.

Günümüzde gerek hayvanseverlerin, gerek medya veya vegan derneklerinin yürüttükleri kampanyalarla hayvan hakları konusunda ciddi eylemler yapılmaktadır. Avrupa Hayvanları Koruma Derneği (PETA) en bilinen hayvan hakları savunucusudur. PETA tarafından dünyanın çeşitli yerlerinde sık sık eylemler yapılmaktadır. Eylemlerin kısmen başarıya ulaştığı da söylenebilir. Örnek olarak 2004 yılından itibaren Barcelona’da boğa güreşleri yasaklanmıştır. Tabi amaç tüm Dünya’da yasaklamaya gitmek.

Yine ülkemizde de bazı adımların atıldığını görebiliyoruz. Bunlardan birkaçı;Daha önce faytonların kullanıldığı İstanbul Adalar’da 19 Haziran 2020 tarihinden itibaren ulaşım elektrikli araçla yapılmaya başlandı.İzmir’de 26 Haziran 2019 tarihinden sonra Fayton kullanımı belediye tarafından durduruldu. Hayvan hakları savunucularının ısrarlı mücadeleleri başarıyı mutlaka getirecektir. Unutmayalım ki, Taşı Delen Suyun Gücü Değil Damlaların Sürekliliğidir.

 Veganlık ve Vejetaryenlik Belge Başvuru

Tags: